MESLEK LİSESİNDEN BOĞAZİÇİ’NE-1

0

   Selam herkese

   Bu yazımda üniversite giriş sınavına nasıl hazırlandığımı, nasıl çalışma yöntemlerimin olduğunu, motivasyonumu nasıl korumaya çalıştığımı ve tüm süreci tüm gerçekliğiyle anlatacağım.

   Önce size okul hayatımın başlangıcından bahsetmeliyim. Burada anlatacaklarımdan çekinmiyorum, tek amacım farkındalık oluşturmak.

   İlkokuldan başlamak gerekirse ki gerekli, ben okuma ve yazma becerisini doğru düzgün 3.sınıfta edinen biriyim. Benim için okul bir cehennemden farksızdı, ilkokul öğretmenimin bunda etkisi büyük.

   Ortaokulda başka bir okula gitmem gerekti. Oradaki öğretmenler bana “Öğretmenin sadece yazı yazmayı öğretmiş. Çok güzel yazıyorsun.” diyorlardı. Ortaokul da benim için çok anlaşılmaz ve zor geçti. Çünkü ilkokul öğretmenim gerçekten işini sevmeyerek hatta nefret ederek yapanlardandı. Bunun da mağduru biz, ilk kez okul deneyimine başlayan, heyecanı kursağında kalan ve korkuya dönüşen ve her okul zamanında kursağındaki korkuyu kusan minicik öğrencilere oldu.

   Ortaokulda algı düzeyimin kötü olduğu düşüncesine kapıldım. Ya arkadaşlarım cin gibiydi ya da benim algı düzeyim kötüydü. Ders hızına yetişemiyordum. 6.sınıfta ŞÖK* ile geçtim. 8.sınıfta matematik sınavından 05 aldım adımı yazdığım için. Kısaca herkesin tembel, başarısız diye nitelendirdiği kişiydim.

 Meslek Lisesi Zamanlarım

   Meslek lisesi ders işleme hızına yetişebilmemi sağladı. Çünkü sınıftaki kişiler ortalama benim gibiydi. Hocamız bize göre ders anlatabiliyordu. Hatta hiç unutmam 10.sınıfta olan bizlere matematik hocamız tahtaya elma, araba çize çize anlatıyordu dersleri. Bu sayede arada amiyane tabirle kaynayan olmuyordu.

   10.sınıfta matematik dışındaki derslerimin iyi olmasıyla gelen özgüvenle üniversite hayalleri kurmaya başladım. Fakat meslek dersleri moral bozuyor ve zamanımın boşa gittiği düşüncesine neden oluyordu.

   11.sınıfta artık YGS’ye başlamalıyım diyordum fakat meslek dersleri çok yoğundu, hem yoğum hem de yorucuydu. Meslek dersleri yüzünden matematik dersi görmüyordu. Ben 11.sınıf boyunca sadece matematik çalıştım ve sadece köklü sayılara kadar gelebildim. Köklü sayılar matematik konularının ikincisi ya da üçüncüsü olabilir. 11.sınıf benim için kıyma makinesinden geçen bir yıl oldu.

   Ve artık açık liseye geçme ve tam anlamıyla sınava çalışmaya başladığım dönem…

   Açık liseye geçme kararı aldım ve 11.sınıfın yaz tatilinin sonunda geçtim. 12.sınıfı açıktan okuyor olacaktım. Artık tüm zamanımı sınava çalışmaya ayırabilecektim. Kesinlikle kolay bir karar değildi. Kendime inanıyor ama konuların fazlalığını gördükçe korkuyordum. Hiçbir temelim yoktu fakat istekliydim.  Hem de çok. Her gün, İstanbul Üniversitesi Psikoloji kazandığımı ve psikolog olduğumda yapacaklarımı düşünerek geçiriyordum.

   Beni masa başında tutan tek şey kendimi bulunduğum konumdan daha iyi yere getirmek ve bir amacımın var oluşunun hazzıydı. Uzun süre gözümü kapatır üniversiteye geçtiğimde yapacaklarımı düşünürdüm.

   Tabi tek gerçek bunlar değil. 2018 YKS’ye hazırlanırken 10 kilo aldım. Cildim sivilcelendi ve yaşadığım bir dolu olumsuz durum oldu. Biliyorum, hepiniz çok farklı şartlarda bu sınava çalışıyorsunuz ve motivasyonunuzu çok farklı kaynaklardan sağlıyorsunuz. Belki siz de benim 2018 YKS’ye hazırlanırken yaptığım gibi bu sınavı hayatınızın merkezine koydunuz. Hiçbir şey diyemem bunun için. Ben şimdi bile dönüp baktığımda o yıl o istekle çalışan Belgin’e büyük saygı duyuyorum. Çünkü hiçbir zaman bir şeyi bu kadar istememişti. Bir şey için bu kadar çaba harcamamıştı ve ben o Belgin sayesinde yaşadığım güç durumlar karşısında sabırlı ve kendime inanarak durabiliyorum.

To be continued… 🙂

Bir yorum bırakın